Blogger templates

2015 kpss etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2015 kpss etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Haziran 2015 Salı

MERKEZİ YERLEŞTİRME SÜRECİ

MERKEZİ YERLEŞTİRME SÜRECİ
• KPSS sonuçlarınınaçıklanmasını müteakip yerleştirme süreci başlar.
• Halihazırda kapsama dahil kurumlardamerkezi, diğerlerinde ise kurumsal olmak üzere farklı personel alım yöntemleri uygulanmaktadır.
A) KAMU KURUM VE KURULUŞLARI
• Kamu kurum ve kuruluşları her yıl bütçe kanunuyla kendilerine verilen açıktan atama izinleri çerçevesinde hizmet gereklerini dikkate alarak bir personel planlaması yaparlar.
• Bu planlama çerçevesinde ilk defa atama yapılmak istenen kadrolar belirlenir. Bu kadrolar Nitelik Kod Kılavuzunda belirlenen kodlar esas alınarak elektronik ortamda Devlet Personel Başkanlığına bildirilir,
B) DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞI (DPB)
• YÖK Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı görüşleri ile yargı kararları çerçevesinde Nitelik Kod Kılavuzunu hazırlar ve gerekli değişiklikleri yapar. Kamu kurum ve kuruluşları, DPB tarafından onaylanan Nitelik Kod Kılavuzu’nda belirtilenler dışında ayrıca özel nitelik belirleyemez.
• Her yılınocak ayında ÖSYM’nin degörüşünü almak suretiyle yerleştirme takvimini belirleyip ilan eder.
• Yerle ştirme yapılmak üzere kendisine yapılan bildirimleri, Nitelik Kod Kılavuzu’nda yer alan hususlara uygunluk yönünden inceleyerek, gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra ÖSYM Başkanlığına gönderir.
C) ÖSYM BAŞKANLIĞI
• Yerleştirme yapılacak (B) grubu kadrolarınınsınıf, unvan, derece ve sayısı ile bu kadrolar için aranacak nitelikleri kapsayan bilgiler, DPB adına ÖSYM tarafından ilan edilir. Bunun için ÖSYM bir tercih kılavuzu hazırlar.
• Adayların tercihlerini alır. Adaylar 30 tercih hakkına sahiptir.
• Adayları (B) grubu kadrolara; KPSS puanları, tercihleri, kadro sayıları ve koşulları göz önünde tutmak suretiyle bilgisayar ortamında yerleştirir. Yerleştirme de adayların beyanları esas alınır.
• Yerleştirme işlemini gerçekleştirip sonuçları adaylara, kamu kurumlarına ve Devlet Personel Başkanlığına bildirir.
Atama Süreci
• Adaylar, yerleştirildikleri kamu kurum ve kuruluşlarına, Tercih Kılavuzu’nda yazılı olan belgeler ve KPSS Sınav Sonuç Belgesi ile birlikte atanmak üzere süresi içinde başvururlar
• Kamu kurum ve kuruluşları, atamaya yetkili amirin onayı ile beş kişiden oluşan bir sınav değerlendirme komisyonu kurar. Bu komisyon, atanmak üzere bildirilen adayları,aranılan nitelikler yönünden inceleyerek,nitelikleri uyanlarınatamalarının yapılmasını teklif eder.
• Adaylar herhangi bir sınav veya mülakat yapılmaksızın, ilan edilmiş kadrolara doğrudan atanır. Ancak, atama için öngörülen koşullara uymayan veya gerekli belgeleri süresi içnde getiremeyen adaylarınatamaları yapılmaz.
• Merkezi yerleştirmede herhangi bir tercihine yerleşen adaylar göreve başlamasalar dahi merkezi yerleştirme kapsamında bulunan kurumlarınpersonelalımlarına aynı sınav sonucu ile başvuruda bulunamazlar.
KPSS Sonuçları Kullanılarak Yapılan Personel Alımları

KPSS A VE B GRUBU ATAMA BİLGİSİ

A GRUBU KADROLARA ATANMA
• KPSS’nin açıklanmasını müteakip ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca başvuru şartları Resmi Gazete’de ve ulusal gazetede ilan edilir.
• İlanda KPSS’de hesaplanan 120 puan türünden hangisinin kullanılacağı,kaç kişinin atanacağı, sınava alınacak kişi sayısı, yapılacak yazılı ve/veya sözlü sınavların içeriği, aranacak yabancı dil ve seviyesi belirtilir.
• Nitelikleri tutan adaylar yazılı sınava alınır. Yaz ılı sınavı geçenler ise sözlü sınava çağrılırlar. Sözlü sınavda da başarılı olan adaylar yardımcı olarak mesleğealınırlar. Ancak ilgili idareler bu süreci sadece sözlü sınav yaparak da tamamlayabilirler.
• Mesleğealınanlar 3 yıllıkbir yetişme dönemi sonunda kurumların görev alanıyla ilgili olarak tez hazırlarlar. (Ancak bazı kurumlarda bu süreç uygulanmamaktadır.) Tezi kabul edilenler meslekle ilgili konularda yazılı ve/veya sözlü yeterlilik sınavına alınırlar. Bu sınavda da başarılı olanlar mesleğe kabul edilir.
• Yeterlilik sınavında başarılı olamayanlar A grubu kadrolara atanamazlar (ancak bazı kurumlarda, başarılı olamayanlara yeterlilik sürecini tamamlaması için bir hak daha tanınmaktadır), bunlar durumlarına uygun münhal bir B Grubu kadroya atanır.
B GRUBU KADROLARA ATANMA
– Merkezi AlımYöntemi
– Kurumsal AlımYöntemi
• Merkezi alım yöntemi esas, kurumsal alımistisnadır.
• Kurumsal alım yönteminin mevzuatta açıkça düzenlenmesi gerekir.
• Bu alımlarda da KPSS sonuçları esas alınır.
• Adaylar yazılı ve/veya sözlü sınavlara alınırlar. Sınavın esasları kurumların mevzuatında düzenlenir.
Kurumsal Alımyöntemiyleyapılan personel alımları:
• Askeri kurumların sivil memur kadroları
• Adalet Bakanlığınınzabıt katibi, mübaşir, infaz koruma memuru vb. kadroları
• Diyanet İşleri Başkanlığının Din Hizmetleri Sınıfındayer alan kadroları (imam, müezzin, kuran kursu öğreticisi)
• Devlet Hava Meydanları İşletmesi G.M/nün stajyer hava trafik kontrolörü, asistan hava trafik kontrolörü ve Stajyer AIM Memuru pozisyonları
• Kurum mevzuatlarında özel olarak düzenlenmiş olması kaydıyla hazine avukatı ve hukuk müşaviri kadroları ile avukat kadro ve pozisyonları
• Merkez Bankası kadroları
• Türk Standartları Enstitüsü kadroları
• Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı kadroları
• Emniyet Genel Müdürlüğükadroları
• Gümrük ve Ticaret Bakanlığı kadroları
Avrupa Birliği Bakanlığı mütercim kadroları Yargıtay Başkanlığı kadroları
Devlet Memurları Kanununun 4/B Maddesi Uyarınca Çalıştırılacak Sözleşmeli Pozisyonlara Alım Yöntemi ÖSYM Başkanlığı tarafından (KPSS) (B) grubu puan sıralaması esas alınmak suretiyle doğrudan yapılacak merkezi yerleştirme,
• Yaz ılı ve/veya sözlü sınav yapılmaksızın, KPSS (B) grubu puan sıralamas ı esas alınmak suretiyle ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacak yerleştirme,
• Arşiv uzmanı, Çözümleyici, Mütercim gibi bazı unvanlar için sözleşmeli personel pozisyonlarına KPSS (B) grubu puan sırasına konulmak kaydıyla alım yapılacak her bir unvan için boş bulunan sözleşmeli personel pozisyonunun on katına kadar aday arasından ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacak yazılı ve/veya sözlü sınav başarı sıras ına göre yap ılacak yerleştirme yoluyla personel ataması yap ılır.
KPSS şartı aranmaksızın kendi özel mevzuatları uyarınca ataması yapılan kadrolar
• Tabip
İlgili kanunu gereğince Sağlık Bakanlığınca kura yöntemi ile atamaları yapılmaktadır.
• Terör Mağduru-Sehit Yakını Olanlar
Genel, katma ve özel bütçeli kurum ve kuruluşlarla mahalli idareler ve sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan her nevi teşebbüs veya bağlı ortaklıklar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel ve sürekli işçi kadrolarının % 2’sini, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek 1’inci maddesinde sayılan kişilerden işealmak ve atamak zorundadırlar.
Bu şekilde yapılacak alımlara ilişkin işlemleri İçişleri Bakanlığınca yürütülür.
• İstisnai Memuriyet kadroları
Bu kadrolara herhangi bir sınav yapılmaksızındoğrudan atama yapılır. Bu kadrolar ,
Cumhurbaşkanlığı ve Meclis memurlukları, Başbakanlık ve bakanlıkların müşavirlik kadroları, basın ve halkla ilişkiler müşavirlikleri, özel kalem müdürlükleri, elçilikler, valilikler gibi kadrolardır.

kpss ders notları eğitim indir Piaget’in Ahlak Gelişimi

 kpss ders notları eğitim indir Piaget’in Ahlak Gelişimi

Piaget’in Ahlak Gelişimi

1. Ahlak Öncesi Dönem (0-3):
Ø Ahlaki kuralların farkında değil. Kuralları kavrayamaz yaklaşık 3 yaşına doğru bazı oyunlarda kurallara uymaya başladığını gözlemleyebiliriz. Ben merkezcilik eğilimleri nedeniyle kendi dışındaki bireylerin görüşlerini dikkate almazlar.
2. Dışa Bağımlı Dönem (3-11):
Ø Kurallar var bu kuralların kaynağı dışarıdan alınır. Kuralın kaynağı otorite. Otoriteye kayıtsız şartsız uyulur. Bu dönemde itaat ve ceza var. Bir ceza varsa o zaman davranış yanlış ceza yoksa davranış doğrudur. Sadece davranışın sonuçları üzerinde durulur. Sebepler dikkate alınmaz. Kurallar sorgulanamaz, değiştirilemez gerçeklerdir.
Ø Çocuk kuralların değişmezliğine inanır. Kuralları sorgulamadan olduğu gibi kabul ederler.
Ø Kurallara uymayanın cezalandırılması gerektiğini düşünür.
Ø Otoriteye kayıtsız uyma söz konusudur. Kuralları sorgulamadan olduğu gibi kabul eder.
Ø Davranışın gerisindeki neden dikkate alınmaz. Örneğin, bir defterin üzerine dökülmüş mürekkep lekeleri gösterilerek büyük lekeyi yapanın mürekkebi kaza ile düşürdüğünü; küçük lekeyi yapanın ise bilerek döktüğü söylendiğinde bu lekeleri yapan iki kişiden hangisinin daha suçlu olduğu sorulduğunda büyük lekeyi yapan kişinin daha suçlu olduğunu söyleyecektir.
Ø Davranışların temelinde ödüle ulaşmak veya cezadan kaçmak yatar.
3. Özerk Dönem:
Ø Kurallar var fakat bu kez kurallar sorgulanır ve kurallara alternatifler üretilebilir. Bunun olması için soyut düşünmenin başlaması gerekmektedir. Kurallar içselleştirilmiştir. Artık sadece sonuç değil de niyet de önemlidir.
Ø Çocuğun diğer çocuklarla giderek artan ilişkileri ve kuralların değişebilirliği düşüncesi gelişir.
Ø Kurallar insanlar tarafından oluşturulur ve gerektiğinde değişebilir.
Ø Davranışın iyi ya da kötü olması altında yatan niyete bağlıdır.
Ø Aynı örneği bu dönemdeki bir çocuğa sorduğumuz zaman vereceği yanıt, mürekkebi bilerek döken suçludur diyecektir.
Kohlberg’in Ahlak Gelişim Kuramı
A) Gelenek Öncesi: Otoriteye itaat ve çıkarlar ön planda tutulur. Olaylar sonuçlarına göre değerlendirilir. Cezadan kaçınılır. Ödül getiren davranış iyidir, ceza verilen davranış suçtur. Dışa bağımlı dönemdir. Kişi kendi gereksinimlerini karşılamayı ister. Bu dönemde yalnızca çocuklar yer almaz. Kohlberg’e göre ahlak gelişiminde bireylerin bulundukları ahlak evresinin temel belirleyicisi olayların yorumlanış biçimidir.
1. Evre İtaat ve Ceza eğilimi:
Ø Sonuç önemlidir bir davranış ceza alıyorsa yanlış, ceza almıyorsa doğru bir davranıştır.
Ø Otoriteye mutlak uyum söz konusudur. Birey, otorite yoksa yasak davranışı yapar. Öğretmen yoksa bir öğrenci kopya çeker. Polis yoksa kırmızı ışıkta geçebilir bireyler.
Ø Kurallara inandığı için değil cezalandırılmamak için boyun eğer. Çıkarcılık söz konusu.
Ø Cezadan kaçınmak için yetişkinlerin “doğru” gördükleri davranışlar sergilenir ve yetişkinlere itaat edilir. Ders çalışmak istemeyen ama anne-babası yanına geldiğinde çalışıyormuş gibi görünen bir çocuk, ceza – itaat evresindedir.
Ø Öğretmen yokken kopya çekmek normal olduğunu düşünür bu dönemdekiler.
Ø Ben merkezci bir yaklaşım, cezalandırılan davranış kötü, ödüllendirilen davranış iyi, otorite ortada yoksa yanlış davranış gösterilir.
2. Evre Saf – Çıkarcılık:
Ø Çıkarcılık egemendir. Çıkarlarına doğru olan doğru bir davranış, çıkarlarına yanlış olan yanlış bir davranıştır. Kaz gelecek yerden tavuk esirgememek gibi. Ne olursa olsun sınavdan 100 alacam demek gibi.
Ø Kurallara ihtiyacı karşıladığı sürece uyulur.
Ø Çocuğun kendi isteklerinin ve ihtiyaçlarının karşılanması önemlidir. İhtiyacı karşılayan veya ödül getiren davranışlar doğrudur. Ödüle ulaşmak için kurallara uyar.
Ø Karşılıklı ilişkilerde sürekli kendisini düşünür.
Ø Örneğin, Irak ile Amerika arasında çıkan savaşı protesto etmek için Cumhuriyet Meydanına gideceğini söyleyen Özlem “Irak’ta yaşayan tanıdıkların mı var? İki devlet arasındaki savaştan sana ne!” diyen arkadaşı bu dönem de yer almaktadır.
B) Geleneksel Düzey: Somut düşünme hakim, kurallar sorgulanmaz. Davranışın toplum düzenine etkisi düşünülür. Başka kişilerin, grupların görüşleri ve gereksinimleri dikkate alınır. Birey grup tarafından kabul edilmek için davranır. Ailesinin ve arkadaş grubunun beklentilerine göre davranması. Geleneksel düzeyde “empatik düşünme” ahlaki gelişimin temelinde yer alır.
3. Evre İyi çocuk/Sosyal onay/Kişiler arası uyum:
Ø Sosyal çevrenin onayladığı doğrudur, onaylamadığı davranışlar yanlıştır.
Ø İyi olmak, başkalarıyla ilgilenmek, dürüst ve güvenilir olmak, kurallara uymak söz konusudur. Birey kendisinden beklenen roller doğrultusunda davranır.
Ø Başkalarının görüşü ve sosyal kabulü önemlidir. Başkalarına karşı düşünceli davranarak aynı şeyi diğer insanlardan bekler.
Ø Temel güdü grup tarafından kabul edilmektir. Ahlaki yargılar başka bireylerin görüşleri doğrultusunda verilir.
Ø Kopya çekmek isterim ama öğretmenim çok kızabilir.
Ø Kan davası ile başı derde giren birisinin yakınını öldüren kişilerin de yakınını öldürerek toplumsal olarak uyum sağlanır hale gelir. Kişiler arası uyum söz konusu olur. Eğer öldürmeseydi, toplum tarafından dışlanacaktı.
Ø Yeni atandığı görev yerinde müdürün ve çalışma arkadaşlarının gözünde olumlu izlenim bırakmak isteyen bir kişi bu evrede yer almaktadır.
4. Evre Yasa ve Düzen Eğilimi:
Ø Temel güdü toplumsal düzeni korumaktır. Kurallar varsa herkes uymak zorundadır.
Ø Kanuna ve düzene uyma eğilimi baskındır.
Ø Kanuna uygun olan her şey doğru değilse yanlıştır. Yasalar değiştirilemez, sorgulanamaz gerçeklerdir.
Ø Kan davası ile başı dertte olan birisi bu evrede yakınını öldüren kişileri öldürmez “bu ülkede yasalar var herkes cezasını çeker” der.
Ø Birey toplumun değer yargılarını, toplumsal sistemin yapısını oluşturan kuralları ve düzenlemeleri, toplumsal düzenin sağlanması için “olmazsa olmaz” gereklilikler olarak görür ve korumaya çalışır. Bu dönemde ki kişi bazı yasların değiştirilmesinin toplumsal düzeni bozucu bir etki oluşturabileceği düşüncesiyle, bu uygulamalara karşı çıkabilir.
Ø Toplum tarafından kabul gören davranışlar gösterilir.
Ø Kanunlara uymayanların kabul görmesi mümkün değildir.
Ø Kanunlar sorgulamaya gerek duyulmaksızın benimsenir.
Ø Toplumsal düzenin korunması ve devamı sağlanmalıdır.
C) Gelenek Sonrası: Kuralların sorgulandığı, soyut düşünmenin başlandığı dönemdir. İnsan haklarının gözetlendiği ve evrensel değerlerin benimsendiği dönemdir. Bu döneme ulaşan bireylerin sayısı azdır. Gelenek sonrası düzeyde bir ahlak gelişiminin gerçekleşebilmesi için bireylerin soyut işlemler dönemine ulaşılması beklenir.
5. Evre Sosyal Sözleşme:
Ø Kurallar değişebilir. Kuralları da yapan biziz. Kurallar zamana göre değişebilir.
Ø Kurallar toplum yararına değişebilir. Kurallar sorgulanabilir ve irdelenebilir.
Ø Bireyler bir arada yaşamanın gerektirdiği kurallara ve davranış eğilimlerine uymayı sosyal bir uzlaşı (sözleşme) olarak kabul eder ve buna göre davranırlar. Örneğin, kimse başka birisinin özel eşyasını izin almadan alamaz, bir kişi konuşurken sözü kesilemez.
Ø Yasa, kanun ve kuralların sosyal yaşamı düzenleyemediği taktirde değiştirilmesi gerektiği düşüncesi oluşur.
6. Evre Evrensel Ahlak İlkesi:
Ø Yasanın üstünde tüm dünyada geçerli olabilecek ilkelerce hareket eder. Bu evredeki birisi yasayla ilke arasında bir çelişki yaşarsa ilke yönünden karar kılar. İnsan yaşamının çok önemli olduğunu belirtilmiştir.
Ø Birey, tüm insanlar eşittir düşüncesine sahiptir.
Ø İnsan hakları ve evrensel değerler temel ölçüdür.
Ø Hak, adalet, özgürlük kavramları çerçevesinde doğru ve yanlışları birey belirler. savaş hangi koşullarda olursa olsun bir insanlık ayıbıdır. İnsanın yaşama hakkı önemlidir.
Ø Adalet ve kişilerin onurunu içeren ahlak gelişim aşamasıdır

19 Mayıs 2015 Salı

KPSS TARİH

Kpss Tarih


İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİİLK TÜRK DEVLETLERİİSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE MEDENİYETİLK TÜRK İSLAM DEVLETLERİBÜYÜK SELÇUKLU KÜLTÜR VE MEDENİYETİORTA ASYA TÜRK DEVLETLERİ (DİĞER) İLK TÜRK BEYLİKLERİ ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ II. ANADOLU TÜRK BEYLİKLERİANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ KÜLTÜR VE MEDENİYETİOSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ - BÖLÜM 1OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ - BÖLÜM 2OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ - BÖLÜM 3OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ - BÖLÜM 4OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ - BÖLÜM 5OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ - BÖLÜM 6BEYLİKTEN DEVLETE OSMANLI (1300-1453)İSTANBUL'UN FETHİ (1453)OSMANLI YÜKSELME DÖENMİ (1453-1600)OSMANLI DURAKLAMA DÖNEMİDURAKLAMA DÖNEMİ DIŞ NEDENLER17. YÜZYIL İSYANLARI17. YÜZYIL ISLAHATLARI18. YÜZYIL ISLAHATLARI19. YÜZYIL SİYASİ OLAYLARIOSMANLI RUS SAVAŞI (1877-78) - 93 HARBİOSMANLININ DAĞILMASI2. MAHMUT DÖNEMİ ISLAHATLARITANZİMAT DÖNEMİ | TANZİMAT FERMANI | ISLAHAT FERMANI1. MEŞRUTİYET

KPSS’DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI

KPSS HAKKINDA HERŞEY  TIKLA 
KPSS’DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI
KPSS 2015 İÇİN BİLGİLENDİRME

KPSS

15 Mayıs 2015 Cuma

2015 üniverste kontenjanı

2015 Üniversite kontenjanları artacak mı,Üniversite kontenjanları ne zaman açıklanacak?
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2 milyona yakın kişinin merakla beklediği üniversite kontenjanlarını açıkladı. Geçen yıl 778 bin olarak açıklanan kontenjanlar, bu yıl 800 bine yükseldi.
4 yıllık lisans programlarında 2014'te 414 bin 244 kontenjan ayrılmıştı, bu yıl 422 bin 305 kontenjana yer verildi. Bu kontenjanların 329 bin 478'i devlet, 79 bin 461'i vakıf, 13 bin 366'sı ise KKTC üniversitelerine ayrıldı. Önlisans programlarında kontenjan sayısı ise 364 binden 379 bine yükseltildi. Özel yetenek bölümlerine ise 25 bin 803 kontenjan verildi. Bu kontenjanların hangi bölümlere nasıl dağıtılacağı konusu ise gelecek günlerde YÖK tarafından açıklanacak.
Öğrenciye akademisyen seçme hakkı
- Tercih kılavuzunda lisans programları ayrıntılı tanıtılacak. 8Üniversitelerde ve ilgili fakülte ve bölümlerdeki akademisyen sayıları verilecek. Hangi bölümde kaç profesör, kaç doçent, kaç öğretim görevlisi olduğu belirtilecek. 8Üniversitelerin laboratuvar, sosyal tesis, etkinlik imkanları sıralanacak
- -
Ziyaretçi Defteri yükleniyor...

About

YORUM YAZARAK DESTEK VEREBİLİRSİNİZ.. www.dersburdavar.blogspot.com